Hakemler Ne Zaman İngilizce Öğrenecek?…

Galatasaray cephesinde mikrofonlar açıldı, İbrahim Hatipoğlu sahne aldı, Beşiktaş derbisinden sonraki açıklamalarıyla gündeme tsunami etkisi yaptı! Yasin Kol’un sanal gözlüğünü takıp VAR odasındaki bilgisayarlarla şak diye iletişim kurmasına dem vurdu Hatipoğlu: “Bu kadar hızlı İngilizce nasıl konuşuyor bu hakem? Oyun içinde Clue oyunu gibi ipuçlarını toplayıp, sarıyı kırmızıya çeviriyor!” dedi. Yine söylüyoruz: Futbol adalet ilişkisi iyice kebap sarhoşu bir adama döndü!

Hatipoğlu’nun dilinden dökülenler, “efendi Beşiktaş” sloganını, buram buram tiyatro kokan bir şovla harmanladı. Bugüne kadar Bodrum kumsallarında güneşte yanan kumdan kaleler gibi değildi oynanan, aksine taraftarları çimlere yatıracak cinsten bir dramaydı! Hakem atamalarının adeta bir sinema filmi gibi büyük tartışmalara sebep olduğu gollü bir günün ardından, VAR’ın Garanti bankamatik şifresi girer gibi bir hızlı tepkiyle karar alması ise Türk filmlerindeki “hayat ne garip be abi” repliklerinden farksızdı.

Son olarak dinamoları perde arkasından Galatasaray’a karşı oyunlar oynamakla suçlayan Hatipoğlu, kartları açtı: “Biz bunlara papatya falı bile açarız! Tüm engelleri aşacak güç de var, top da bizde!” diyerek sezon sonuna dair umutları dört bir yana dağıttı. Galatasaray’ın gelecek şampiyonluğu, Haziran güneşi gibi parlayacak belli ki! Ama önce dil kursu için hakemlere bir öneri daha: En az 30 saat İngilizce ders alsınlar da VAR sistemiyle aralarındaki “lost in translation” meselesini çözsünler!